Marka Hukukunda Gerçek Hak Sahipliği İlkesi

11.11.2010 Yorum by

556 sayılı Markaların korunması Hakkında KHK ile hukukumuzda tescil ilkesi kabul edilmiştir. Ancak tescil ilkesi kabul edilmesine rağmen sitemimiz getirilen istisnalar nedeniyle kullanma sistemine daha yakındır. Yargıtay da yerleşik uygulamasında gerçek hak sahipliği kuralını benimsemiş ve markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıranı gerçek hak sahibi olarak adlandırmıştır. Ancak bir kimsenin bir markayı sadece ilk defa kullanmaya başlaması ile o marka üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu kabul edilemez.

Tescil edilmemiş markaya kararname ile koruma sağlanmasının sebebi sadece tescilsiz marka sahibinin markayı ilk kez kullanmaya başlaması değildir. Aksine markanın kullanımını haklı kılacak daha temel ve önemli bir sebep bulunmalıdır. Bu da markanın belli bir yer, bölge ve piyasada bilinir hale gelmesidir.

Doktirinde marufiyet kuralı olarak isimlendirilen bu şart hem Türk Patent Enstitüsü uygulamasında hem de Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş ve tescilsiz marka sahibinin kendisinden sonra yapılan tescilleri engelleyebilmesi veya hükümsüzlük davası açarak haksız yapılmış tescilleri ortadan kaldırabilmesi için tescilsiz markanın yoğun kullanımının kanıtlanması gerekmektedir.

Uygulamada gerek TPE nezdinde yapılan itirazlar gerekse iptal ve hükümsüzlük davalarında markanın önceden beri kullanılmakta olduğu kanıtlanabilmekte ancak marufiyet şartı göz ardı edilerek sadece birkaç fatura, broşürle başarılı sonuç alınması beklenmektedir. Ancak yukarıda da açıklandığı gibi markanın yoğun kullanımını gösteren belgelerin TPE’ye veya mahkemelere sunulması bu itiraz ve davalarda başarılı olabilmenin koşuludur.

Sonuç olarak; markayı tescil ettirmeden ilk defa kullanan ve maruf hale getiren kişi “gerçek hak sahipliğine” dayalı olarak MarKHK m. 8/III hükmünden yararlanarak aynı markanın aynı tür mal ve hizmet için bir başka kişi adına tesciline itiraz edebilmesi veya hükümsüzlük davası açabilmesi için;

1. Davacıya ait marka ayırt edicilik kazanmış olmalı,

2. Marka, itiraz eden veya dava açan tarafından diğer haksız başvuru/tescil yaptığı iddia edilen kişinin başvurusundan önceki bir tarihten beri kullanılmakta olmalı,

3. İtiraz sahibinin veya hükümsüzlük davası açanın üzerinde önceden kullanmaya dayalı hak sahibi olduğunu iddia ettiği ibare ile tescil başvurusu yapılan veya hükümüzlüğü talep edilen marka aynı veya benzer olmalıdır.

Web sitesi ve makaleyle  ilgili her türlü soru, görüş ve yorum için;

Av. Z. Emre Kurt   emrekurt@4m.com.tr

FORMU DOLDURUN

SİZİ ARAYALIM

Sayın Himmet Öztürk; Teşekkür ederiz.
Uzmanlarımız sizinle temasa geçecektir.

Tags: , , , , , ,

Yazar Hakkında :

The author didnt add any Information to his profile yet
Yorum Bulunmuyor

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.