Markanın Kullanım Yoluyla Ayırt Edicilik Kazanması

07.23.2012 Yorum by

556 Sayılı KHK’nın 7/son maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetler için bu kullanım sonucunda ayırt edicilik kazanmışsa 7. maddenin (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.

Ayırt edici olmayan bir işaretin kullanım yoluyla ayırt edici hale gelebilmesi için belirli bir süre ve yoğunlukta kullanılmış olması gereklidir. Bu uzun ve yoğun kullanım sonucunda markanın ilgili olduğu mal veya hizmet ile özdeşleşmesi gerekmektedir. Kullanılan tasviri işaret ne kadar sıradansa bu işaretin marka olarak ayırt edicilik kazanması da o kadar zor olacaktır. Örneğin Koton denilince bir tekstil firmasının akla gelmesi gibi. Bunun gibi başlangıçta tescili mümkün olmayan bir işaret hitap ettiği kitle ve ilgili piyasa açısından bir firmaya ait olduğu algısını yaratmasıyla ayırt edicilik kazanmaktadır.

Bir malın cins ismini içeren örneğin şampuan için şampuan, şarap için şarap gibi sözcükler ne kadar kullanılırsa kullanılsınlar kullanım yoluyla ayırt edicillik kazanamazlar.  Herkes tarafından kullanılabilir durumda bulunan bunun gibi işaretler tek bir kişinin tekeline verilemez. Bu tür işaretlerin yardımcı unsur alarak tescili mümkündür. Örneğin Pınar Labne gibi.  Bunun gibi durumlarda markanın koruma alanı ayırt edici kısımla sınırlı kalacaktır.

İşaretin hangi tarih itibarıyla ayırt edicilik kazanacağı hususunda Yargıtay bazı kararlarında dava tarihinin bazı kararlarında ise YİDK kararının esas alınacağına hükmetmiştir.  TPE’nin nihai red kararı verdiği tarihe kadar olan kullanımların esas olması bu konudaki en uygun yaklaşımdır. Lakin bu konudaki yasa hükmü açıkça tescil tarihine kadar kazanılan ayırt ediciliğin dikkate alınacağını belirtmiştir.  Tescil tarihi ise kararnamenin 39. maddesine göre başvuru işlemleri tamamlandıktan ve varsa itirazlar karara bağlandıktan sonra başvurunun sicile kayıt tarihi tescil tarihidir.

Başlangıçta marka olarak tescil edilebilmesi için gerekli koşulları taşımayan bir işaretin zamanla kullanımla ayırt edicilik kazanması ile Kararnamenin. 5. maddesinde belirtilen bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için sahip olması gereken ayırt edicilik farklıdır.  Kullanma ile ayırt edicilik kazanma mutlak red nedenlerinin varlığı nedeniyle tescil edilemeyecek bir işaretin kendisine ait olduğunu ticaret alanında kabul ettirmiş olması anlamına gelmektedir. Kendisine ait olduğunu kabul ettirme kavramı ayırt etmeyi sağlamaktan daha güçlüdür ve ilgili sektör olarak tüm Türkiye’yi kapsamaktadır. Bu nedenle bir işaretin ayırt edicilik kaznadığını iddia eden kişinin yoğun reklam, tanıtım ve kullanım neticesinde işaretin tüm Türkiye’de kendisine ait olduğunu kabul ettirmiş olduğunu ispat etmesi gereklidir.

Makale ve web sitesinin içeriğiyle ilgili her türlü soru, görüş ve yorum için;

Av. Z. Emre Kurt    emrekurt@4m.com.tr

FORMU DOLDURUN

SİZİ ARAYALIM

Sayın Himmet Öztürk; Teşekkür ederiz.
Uzmanlarımız sizinle temasa geçecektir.

Tags: , , , , , , , , , ,

Yazar Hakkında :

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Av. Z. Emre Kurt Londra Universitesi'nde fikri mülkiyet hakları, rekabet hukuku, uluslararası tahkim ve ticaret hukuku alanlarındaki ihtisasını üstün başarıyla bitirmiş ardından mesleki faaliyeti özellikle fikri mülkiyet ve haksız rekabet hukuku alanlarında yoğunlaşmıştır.
Yorum Bulunmuyor

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.