Marka Hakkının Tükenmesi ve Paralel İthalat

Marka hakkı bu hakkın sahibine marka üzerinde tekel hakkı verir. Ancak her hak gibi bu hakkın da sınırları vardır. Bu sınırlardan en önemlisi marka hakkının tükenmesidir.  Tükenme ilkesine göre markayı taşıyan ürün bir kez hukuki yoldan ve rıza ile hak sahibinin elinden çıktıktan sonra o mal üzerindeki hakları sona ermiş olur. Yani markayı taşıyan ürünün tekrar satılması, ithali, ihracı gibi daha sonraki ticaretine müdahele edemez.
Tükenme ilkesinin bazı şartları vardır. Bu şartlardan ilki; markayı taşıyan ürünlerin Türkiye sınırları içinde piyasaya sunulmuş olmasıdır. Piyasaya sunmaktan kasıt ürünün marka sahibi veya onun rızası ile ticaret hayatına çıkartılmasıdır. İkinci koşul ise markalı malların piyasaya sunumunun Türkiye sınırları içinde yapılmış olmasıdır. Bir başka değişle yurtdışında piyasaya sunulmuş fakat ülkemizde piyasaya sunulmamış markalı malların paralel ithalatını marka hakkı sahibi engelleyebilecektir. Ülkemizin bir kısmında bile ürünün piyasaya sunulmuş olması tükenme ilkesinin gerçekleşmiş kabul edilmesi için yeterli olacaktır. Örnek vermek gerekirse diyelim Iphone 4 ABD’de piyasaya sunuldu. Bu telefonu ülkemizde piyasaya çıkmadan ABD’den paralel ithalat yoluyla Türkiye’ye getirilmesine marka hakkı sahibi olan Apple şirketi müdahele edip bu ithalatı engelleyebilir. Ancak Iphone 4 ülkemize geldikten sonra sadece İstanbul’da piyasaya sunulmuş olsa dahi girişimciler bu ürünü ABD’den ucuza alıp ülkemize ithal edebilirler ve Apple buna marka hakkını ürünü bir kez ülkemizde piyasaya sürerek marka hakkını tüketmiş olduğu için müdahele edemez.
Ülkemizde piyasaya sürme işleminin mutlaka marka hakkı sahibi tarafından yapılmış olması gerekmez. Onun rızasıyla yetkili temsilcileri, acenteler, tek satıcı, lisans hakkı sahipleri de piyasaya sürmüş olsa marka hakkı tükenmiş olur. Burada önemli olan piyasaya sürmenin marka hakkı sahibinin rızasıyla yapılmış olmasıdır.
Marka hakkı sahibinin marka hakkının tükenmesi nedeniyle müdahale edememesinin istisnasını; mallar üzerinde değiştirme ve kötüleştirme yapılması oluşturur. Yani marka hakkı sahibi tarafından piyasaya sunulan mallar üzerinde değiştirme ve kötüleştirme yapılırsa marka hakkı sahibinin marka hakkı tükenmiş olmasına rağmen müdahelede bulunup bu durumu engelleyebilir. Malın değiştirilmesi; piyasaya sunulan mallar üzerinde üçüncü kişiler tarafından onarım yapılması, maldan parça çıkarılması ya da mala parça eklenmesi gibi işlemlerdir. Kötüleştirme ise markalı malların orijinal hallerine nazaran daha az kullanışlı hale getirilmesini ifade eder. Yine Iphone örneğinden gidersek; mesela Iphone’un siyah veya beyaz dış kabına grafiti gibi çok renkli ve çirkin görünümli bir figür işlenirse bu değişiklik olur. Çünkü yapılan değişiklik ürünün çirkin bir görünmesine neden olur ancak fonksiyonuna etki etmez. Ancak Iphone’dan bazı özellikler çıkartılırsa bu durum kötüleştirme olarak kabul edilir. Zira ürünü alan tüketici ondan beklediği verimi alamayabilir.
Sonuç olarak paralel ithalatın yapılmasının en önemli nedeni aynı ürünlerin bazı ülkelerde ekonomik durumlar gözönüne alınarak daha ucuza piyasaya sunulmakta olmasıdır. Marka hakkı sahibi ürünü daha pahalıya satabilecekken kontrolü dışında üçüncü kişilerin markasıyla ticaret yapmasından hoşlanmaz. Ancak kanunumuz marka hakkı sahibinin müdahele hakkını bu konuda sınırlamış ve paralel ithalatın koşullarının gerçekleşmesi halinde yasal olduğunu öngörmüştür.
Web sitesi ve makaleyle  ilgili her türlü soru, görüş ve yorum için;
Av. Z. Emre Kurt   [addmail]