Marka Hukukunda Tasviri İşaretler

Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin(‘MarKHK’ olarak anılacaktır) 5. maddesi markanın en temel özelliğini ayırt edicilik olarak belirlemiştir. Bu çerçevede bir markanın ayırt edici olabilmesi için orijinal ve karakteristik olması gerekir. Bir başka değişle markaların orjilnallik ve karakteristiklerinin seviyesi arttığı oranda ayırt edicilikleri artacak bunun tersi olarak da orjinallikleri azaldıkça ayırt edicilikleri azalacak ve iştigal konusunu tarif eden, tasvir eden, iştigal konusunun herhangi bir özelliğini belirten işaretlerin de ayırt edicilikleri tamamen ortadan kalkacaktır.
Ayırt edicilik iştigal konusu mal ve hizmetlere göre belirlenecektir. Örnek vermek gerekirse Apple kelimesi bilgisayarlar için son derece ayırt edici bir ibare olmasına rağmen bir meyve sebze markası olarak ayırt edici değildir.
Ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin marka olarak alınamayacağı ve hiçkimsenin tekeline bırakılamayacağı genel kabul edilen bir kuraldır. Bunun sonucunda bir hizmetin veya malın adı o tür hizmet ve mal için marka olarak tescil edilemez.
Yabancı dilde tasviri kelimelerin marka olarak tescil edilip edilemeyeceği ise ayrı bir konudur. Bu konuda uygulanacak test yabancı kelimenin ilgili sektörde yaygın olarak bilinip bilinmediğidir. Eğer iştigal konusu mal ve hizmetle alakalı olarak tasviri bir anlam taşıyan yabancı kelime ilgili sektörde yeterince biliniyorsa tescil edilemeyecektir. Yargıtay da; Multicanal, Florist, Pethospital kararlarında bu testi uygulamış ve anılan tasviri kelimelerin ülkemizde ilgili sektörlerce bilinip yaygın kullanılmaları gerekçesiyle tescilinin mümkün olmadığına hükmetmiştir.
Öte yandan tasviri işaretler tescil engellerini aşıp bir şekilde marka olarak tescil edilse dahi bu tip markaların korum sınırı çok dar yorumlanacak doktirindeki ifadesiyle zayıf marka olacaklardır. Bunun anlamı; marka hakkı sahibi diğer kuruluşlar haksız rekabet kuralları çerçevesinde bu işaretleri tasviri olarak kullanabileceklerdir. Yargıtay Labne kararında bu konuda “Labne’nin Suudi Arabistan:’da bir peynir cinsi manasına geldiği ve tescil edilmiş olsa dahi başka teşebbüslerce kullanılabileceğine” hükmetmiştir. Bu yüzden, Labne kelimesini ilk defa Pınar tescil ettirmiş olmasına rağmen piyasada; Trakya Labne, Pınar Labne, Ülker Labneh gibi birçok marka bulunmaktadır.
Sonuç olarak marka tescilinde amaç markayı sadece tescil ettirmek ve bu tescil çerçevesinde kullanmak değildir. Marka ve markanın vermiş olduğu tekel hakkını etkili bir şekilde kullanabilmek de büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple, marka olarak tescil edilecek işaretlerin eşsiz değilse de orijinal olması gerekir. Tasviri işaretler ise markanın esaslı unsuru olarak kullanıldığında arzulanan şekilde koruma sağlamayacaklardır.
Web sitesi ve makaleyle  ilgili her türlü soru, görüş ve yorum için;
Av. Z. Emre Kurt   [addmail]