Acentenin Kendi Adına Yaptığı Haksız Tescil MarKHK m. 17

 
MarKHK m. 17’de marka sahibinin izni olmadan onun ticari vekili veya temsilcisi adına marka tescil edilmesi halinde ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa söz konusu tescili kendi lehine devredilmesini isteme yetkisi olduğu düzenlenmiştir. Bu hükmün amacı marka hakkı sahibinin kendi temsilcisinin kötü niyetli davranışına karşı en geniş biçimde korunmasıdır.
MarKHK m. 17’de düzenlenen vekil, çok geniş olarak anlaşılması gereken bir temsilcidir. Bu anlamda isterse BK. M. 32 ve BK m.36 hükümlerine göre temsil veya vekâlet ilişkisi bulunmasın benzer bir ilişkinin varlığı halinde bu hüküm uygulama alanı bulur. Tek satıcı, acente, komisyoncu, franchise alan da vekil sayılmalıdır.
Marka sahibi tarafından markanın kendi adına devrinin istenebilmesi için öncelikle ticari vekil veya temsilci tarafından marka sahibinin izni olmaksızın markanın kendisi adına tescil edilmiş olması gereklidir. Bu durumda marka sahibinin söz konusu tescilin kendi adına devredilmesini isteme yetkisi bulunmaktadır. Fakat ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi varsa gerçek marka sahibi ticari vekil veya temsilci adına yapılan tescilin kendi adına devrini isteyemeyecektir.
Bu bağlamda geçerli sebebin yalnızca bir sözleşmeden doğması mümkündür. Acentenin veya dağıtıcının yatırımının korunması ihtiyacının geçerli bir sebep olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Ticari vekil veya temsilci adına tescil olunan iyi niyetli üçüncü kişiye devredilmesi marka sahibinin hükümsüzlük davası açmasına engel olmayacaktır. Marka hukukunda hak sahibi olmayan bir kişiden hak iktisap eden iyi niyetli üçüncü kişinin korunması kabul edilmemiş olup bu nedenle geçerli bir devir sözleşmesinden de bahsetmek mümkün olmayacaktır.
Web sitesi ve makalenin içeriğiyle ilgili her türlü soru, görüş ve yorumunuz içim;
Av. Z. Emre Kurt        [addmail]