Fikri Mülkiyet Hukuk Davası ve Ceza Davası Ayrımı

Fikri mülkiyet hukuku alanındaki ihlalleri önlemek için kanunkoyucu hukuk yolunun yanında cezai düzenlemeler de yapmıştır. Ancak fikri mülkiyet hukuku mevzuatında kararnamelerin hazırlanmasındaki teknik problemler cezai tedbirlerin uygulanabilmesini önemli ölçüde aksatmıştır. Şuanda bu problemler marka açısından çözülmüş ancak tasarım ve patent/faydalı model açısından çözülmemiştir. Bu nedenle tasarım, patent/faydalı model hukuku açısından ihtisas mahkemelerinin oldukları yerdeki savcılarımız arama el koyma kararı vererek soruşturmayı başlatmamakta, taşrada ise nadiren arama el koyma kararı vermek suretiyle tasarım ve patent/faydalı model konusunda arama el koyma kararı verilmesi neticesinde soruşturmalara başlanmaktadır.
Öte yandan bazı önemli hocalarımız bilhassa patent hukuku konusunda ceza hukukunun olmaması gerektiğini savunmaktadırlar. Bu fikirlerine gerekçe olarak da; patent ihlalinin olup olmadığı hakkında birçok zaman konunun uzmanı olan bilirkişilerin dahi anlaşmazlık içine düştükleri bir alanda patent hakkında üstün körü bir inceleme neticesinde cezai tedbirlere başvurmak veya ceza vermek durumunda kalınması suçta belirlilik ilkesine ters düştüğünü iddiasını ileri sürmektedirler.
Bu fikri temelde katımakla birlikte kriminoloji açısından bakıldığında; patent ihlalinde bulunan bunun bir ihlal olduğunu çoğu zaman biliyordur ve bu durumun mahkemeye gitmeden sulh yoluyla çözülmesi için cezai tedbirler önemli bir rol oynayabilir. Zira insanlar savcıya ifade vermek ve nedeni ne olursa olsun sanık sandalyesinde oturmak hatta isimlerinin bu şekilde anılmasını istemezler. Dolayısıyla ihlalin olduğu bir durumda ceza maddelerine atıfla çekilen bir ihtarname dahi süre giden ihlaline mütecavizin kendinden son vermesini sağlayabilir.
Peki nedir fikri mülkiyet ceza hukukunun, hukuki prosedürlere göre avantajları ve dezavantajları şimdi bu konuya kısaca değinelim:
Fikri mülkiyet suçlarının en önemli dezavantajı halkın bunları suç olarak görmeme eğiliminde olmasıdır. Halk beğendiği bir çantayı ucuza almak, istediği filmi ücretisiz bilgisayarına indirip seyretmek istiyor ve hak sahiplerini bunun karşısında bir engel gördüğü için  yaptığının aslında başkasının emeğinden, sermayesinden faydalanmak manasına geldiğini kendi vicdanında bir yere oturtamıyor.
Öte yandan ceza davalarının en önemli avantajı son derece hızlı ve etkin olmasıdır. Savcı arama el koyma gibi tedbirlerle birden fazla yerde aynı anda zorlayıcı tedbirlere başvurabilir ve bu aynı anda süre giden tecavüzlere hızlı ve etkin bir şekilde müdahele imkanı sağlar. Ancak ceza söz konusu olduğunda ceza hukukunun genel prensipleri olan gereken başlangıç ve makul şüphenin yaratılması, sanık/şüpheli hakları gibi kavramların da unutulmaması gereklidir. Zira yanlış hatta bazen yanıltıcı bir şikayete dayanarak iki polis eşliğinde baskın şeklinde bir teşebbüse gidilmesi ardından bir şey çıkmasa dahi o kişinin veya işletmenin itibarına önemli ölçüde zarar verecektir. Makul şüphe uygulamada birçok kez tecavüz fiilinin meydana geldiği yerden alınan sahte ürünün faturasının savcılığa ibraz edilmesi suretiyle yaratılıyor. Bazı meslektaşlarımız ise daha sağlam bir şüphe yaratmayı teminen önceden sahte ürün tespit edilen yere noter katibi eşliğinde giderek neyin nereden alındığını resmi olarak tespit ediyorlar. Bu çok mantıklı görünse de hem noter katibini bu şekilde alışık olmayan bir işleme ikna etmenin zorluğu hem de masraflı olması itibarıyla pek de tercih edilmiyor. Bazı mahkemeler ise ürün örneklerini görmek ve onları karşılaştırmak istiyorlar.
Ceza davalarının bir diğer avantajı ise daha az masraflı olmasıdır. Özellikle tazminat yoluyla mütecavizden bir şey ele etmenin mümkün olmadığı hallerde ceza yoluna gitmek daha mantıklıdır.
Sonuç olarak fikri sınai haklar hukukunda hukuk kadar cezai yol da önem taşıyor ancak ceza hukukunun genel kurallarının fikri sınai haklar ihlallerinde de dikkate alınması kişilerin ve kurumların gereksiz zarar görmelerinin önlenmesi ve tedbirin cezaya dönüşmesini önlemek için büyük önem taşıyor. Bunun yanında fikri mülkiyet haklarıyla ilgili cezai hükümler konusundaki sıkıntılar uygulamada istikrarsızlığa yol açmıştır. Dolayısıyla bu hükümlerin de çok iyi bir şekilde düzenlendiği yeni kanunların acilen yasalaşması gerektiği şüphesizdir.
Web sitesi ve makaleyle  ilgili her türlü soru, görüş ve yorum için;
Av. Z. Emre Kurt   [addmail]