Marka Korsanlığı

Marka hakkı sahibine yönelik her türlü hukuk dışı haksız fiiller birer tecavüz fiili olarak korsanlık fiilleri kapsamındadır. Tecavüz doğrudan veya dolaylı olabilir. Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname’nin 61. maddesi doğrudan tecavüz fillerini belirtmenin yanında tecavüze iştirak, yardım, teşvik, taklit markalı malın nereden ve nasıl alındığını bildirmekten kaçınmak gibi dolaylı fiillerin de markaya tecavüz olarak sayıldığı görülmektedir.
Uluslararası Fikri Mülkiyet Birliği telif hakları kapsamında en kötü sabıkalılar olarak Çin ve Rusya’ya ilaveten aralarında ülkemizin de bulunduğu 14 ülkenin daha gözlem altına alınmasını istemiştir. Ülkemizde korsan malların orijinal ürünlere kıyasla %50 düzeyinde olduğu biliniyor ve bilgisayar ürünlerinde bu oranın %95 civarına çıktığı tahmin ediliyor. Dünya Gümrük Örgütü’nün tespitlerine göre takit ürünlerin devlete vergi olarak zararı 3 milyar dolar düzeyindedir.
Marka korsanlığı başlangıçta özellikle tekstil, müchevher ve saat gibi lüks malların kullanım alanlarında ortaya çıkmışken bugün giderek gıda, otomotiv, uçak, tıp araçları ve diğer endüstri kollarında da korsan ürün üretimi yapılmaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak korsanlık yapan kişilerin de profili değişerek artık -deyim yerindeyse-merdiven altında üretim yapan bireysel kişilerin yerine çok uluslu know-how ile teknik ve teknolojik bilgiyle üretim yapan şirketler ortaya çıkmıştır.
Hangi koşullarda üretildiği bilinmeyen ilaç veya alkollü içki gibi ürünler insan sağlığı için büyük tehdit oluşturmaktadır. Mesela ülkemizde 2005 yılında sahte rakı tüketen birçok kişi metil alkol zehirlenmesinden ya hayatını kaybetmiş ya da sağlıkları büyük zarar görmüştür.
İlaç konusunda ise ABD’li bir kuruluş olan Centre for Medicine in The Puclic Intrest(CMPI) şirketinin yaptığı araştırmaya göre sahte ilaç piyasası 2010 yılına kadar %13’lük bir artışla büyümüştür ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre bu oran hem ülkemizde hem de Dünya’da büyümektedir. Önceden yaşam şekliyle alakalı cialis, viagra gibi ilaçlar üreten sahteciler bugün imigran gibi kanser tedavisine yönelik hayati önemi olan ilaçların sahtesinie yaparak toplum sağlığını büyük tehlikeye atmaktadırlar.
Taklit ürün ticareti ile uğraşan korsanlar açısından sigara, alkollü içki gibi vergi oranı yüksek olan sektörlere ilişkin ürünler çok caziptir. Bu tip taklit ürünleri hileli veya kaçak yollardan iç pazara sunulması korsanların/kaçakçıların büyük haksız kazanç elde etmelerine ve dolayısıyla devletin büyük vergi kaybına uğramasına neden olmaktadır.
İlaç, alkol, gıda gibi sektörlerde alıcılar çoğunlukla taklit ürünleri onların takit olduklarını bilmeden almakta ve mağdur olmaktadır. Ancak saat, takı, giyim gibi lüks tüketim malzemelerinin günümüzde adeta bir statü sembolü olarak toplumda alıgılanması, müşterilerin çok yüksek fiyata satılan bu tip ürünlerin sahtelerini nispeten çok ucuz fiyata almaya itmektedir.
Marka korsanlığı artık sadece tanınmış markaları hedef almamaktadır. Çünkü ekonomik olarak güçlü olan bu firmalar yasa dışı ticaret ile uğraşan korsanlarla mücadele amacıyla hukuki imkânlarını sonuna kadar kullanabilmektedir. Bu nedenle korsancılık nispeten daha küçük olup markasını tanıtmak için yoğun çaba harcayan KOBİ’lere yönelmektedir. Ülkemizde bu şekilde sahtecilik özellikle tekstil ve çay gibi iddialı olunan alanlarda gerçekleşmektedir.
Sonuç olarak markanın en temel işlevlerinden biri garanti fonksiyonudur. Marka korsanlığı veya sahtecilik özellikle KOBİ tarzı işletmelerin markalarına büyük ve geri dönülemez zararlar vermekte ve firmanın itibarını sarsmaktadır. Bunun yanında devlet milyarlarca dolar vergi kaybına uğramakta ve ne şarlarda üretildiği belli olmayan ürünleri tüketen halkın sağlığı tehlikeye girmektedir.
Web sitesi ve makaleyle  ilgili her türlü soru, görüş ve yorum için;
Av. Z. Emre Kurt   [addmail]