Marka Lisans Sözleşmeleri Şekil, İçerik

Marka lisans sözleşmesini düzenleyen 556 sayılı KHK’nın 20 ve 21. maddeleri sözleşmenin şekil şartına ilişkin herhangi bir hükme yer vermemiştir. Bununla beraber kararnamenin 15. maddesi uyarınca marka üzerindeki hukuki işlemlerin yazılı şekilde yapılması gerekeceğinden, lisans sözleşmesinin de yazılı biçimde yapılması bir geçerlilik şartıdır. Kararnamenin. 44/I. maddesi lisans sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini ayrıca belirtmiştir.
Yazılı şekil şartının yanında resmi şekil öngörülmediğinden taraflar arasında düzenlenecek adi yazılı bir lisans sözleşmesi de muteber olacaktır.
Yürürlükten kaldırılan Markaların Korunması Hakkında KHK’nın Uygulama Şeklini Gösteren Yönetmeliği’nin 23. maddesi lisans sözleşmelerinin “lisans alan ve verenin imza ve beyanlarını, lisansa konu olan malları, marka tescil numarasını, ücretini, süresini belirtir noter tasdikli lisans sözleşmesi’nin verilmesini”  zorunlu kılmaktaydı. Bu maddenin 556 Sayılı KHK’dan farklı olarak yazılı şekli yeterli görmeyerek sözleşmenin noterden tasdikini arıyor olmasının kararnameye aykırılık etmesi karşısında 02.10.2002 tarihinde yönetmeliğin anılan maddesi “lisans alan ve verenin imza ve beyanlarını, lisansa konu olan mal veya hizmetleri, marka tescil numaralarını, ücretini gösterir lisans sözleşmesi” biçiminde değiştirilerek kararname ile uyumlu hale getirilmiştir.
Marka lisans sözleşmesi için;

  • Marka lisans sözleşmesinde taraflar öncelikli olarak sözleşme konusu marka üzerinde anlaşma sağlamalıdır,
  • Lisans veren lisans konusu hakkın kullanılmasının sağlanmasını borçlanmalıdır,
  • Marka lisans sözleşmesin asgari içeriğini oluşturan bir diğer husus lisans verenin lisans konusu hakkın kullanılmasını sağlaması borcuna karşılık olarak lisans alanın lisans bedeli ödeme borcu altına girmelidir.

Diğer yandan, lisans sözleşmesinin geçerli olarak kurulmasından sonra sicile tescil edilmeleri de imkân dâhilindedir. Ancak bu tescil açıklayıcı nitelikte olup bunun yapılmamış olması hiçbir şekilde lisans sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez. Tescilin etkisi, lisansın üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi konusunda kendini göstermektedir. 556 sayılı KHK m.21/X marka siciline tescil edilmeyen lisans sözleşmelerinin, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini hükme bağlamıştır. Markanın, marka lisansı sözleşmesinin akdedilmesinden sonra başka bir kişiye devri veya lisans verilmesi mümkündür. Bu durumda, lisans alanın, lisans hakkını, markayı devir veya lisans alan üçüncü kişiye karşı ileri sürebilmesi için lisansın sicile tescil edilmiş olması gerekmektedir. Öte yandan, lisans sözleşmesi tescil edilmemiş olsa dahi, markayı devir veya lisans alan üçüncü kişi önceki lisans sözleşmesini biliyor veya bilmesi gerekiyor ise, lisans hakkı markayı devir veya lisans alan üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir.
Ancak, 556 sayılı KHK m.60 ve Tasarı m.58 uyarınca, ortak markanın lisansa verilmesi, lisansın marka siciline tescil edilmesi halinde geçerli olmaktadır. Bu yüzden, ortak marka bakımından lisans sözleşmesinin marka siciline tescili kurucu etkiye sahiptir.
Marka başvurusunun lisans sözleşmesine konu olabileceği 556 sayılı KHK m.22’de ve Tasarı m.46’da düzenlenmiş olmakla birlikte, bu halde lisansın sicile tescil edilip edilmeyeceğine ilişkin bir düzenlemeye 556 sayılı KHK’da, KHKY’de ve Tasarıda yer verilmemiştir. Marka başvurusunun kendisi sicile tescil edilmiş bir varlığa  sahip olmadığı için, lisansın da sicile tescil edilmesi mümkün olmamakla birlikte; lisansın marka başvuru belgeleri üzerine not edilerek, markanın sicile tescil edilmesiyle lisansın da tescil edilmesi sağlanabilir.
Makale ve web sitesinin içeriğiyle ilgli her türlü soru, görüş ve yorum için;
Av. Z. Emre Kurt   [addmail]