Renk Markalarının Tescili ABD, AB ve Türkiye'deki Uygulama

Renklerin markayla özdeşleştirilmesi öteden beri tüccarlar tarafından kullanılmaktadir. Zira rengin gözün algıladığı, dikkati çeken ilk unsur olduğu kabul edilmektedir. Bunun yanında renk şirketlerin imajını etkileyen bir faktördür. Mesela özünde çevreye büyük zararlar veren bir petrol şirketinin yeşil renkli benzin istasyonları tercih etmesi gibi. Bunun yanında renkler bugün Dünya’nın her yerindeki farklı dilden, farklı kültürden müşterilere ulaşmak için en etkili yöntemdir. Mesela Milka’nın çikulataları Dünya’nın her yerinde satılmaktadır ve bir kişi Rusya’daki marketin çikulata bölümüne gittiğinde marka kiril alfabesiyle yazılmış olsa dahi renginden hangi çikolanın Milka olduğunu anlayabilecektir.
ABD 1995 yılındaki Qualitex kararıyla ütü bezleri için yeşil rengin tescil edilebileceğini kabul etmiş ve bu kararda renk olarak tescilin koşullarını belirlemiştir. Mahkemenin bu kararda yaptığı en önemli tespit bir rengin tek başına ayırt ediciliğe sahip olmadığı rengin marka olarak tescil edilebilmesi için başvurudan önce kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığının ispat edilmesi gerekliliğidir.
Avrupa Uygulaması geç de olsa ABD’deki bu uygulamayı Libertel kararıyla takip etmiştir. Divan bu kararında rengin marka olarak tescil edilebileceğini kabul etmiştir. Kararda mahkeme rengin marka olarak tescil edilebilmesi için hiçbir karışıklığa yol açmadan mal ve hizmetlerin kaynağını gösterebilecek nitelikte olduğunun kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir.
Renk markaları hususunda ortaya çıkan bir başka sorun ise marka tescili esnasında markanın nasıl ifade edileceğidir. Rengin bir örneği tek başına tescil edilebilmesi için yeterli değildir zira renk zamanla solabilir. Bunun yanında rengin tarifi ile formulünün de başvuruda belirtilmesi gereklidir.
Bunun yanında rengin fonksiyonel bir özelliği varsa, renk ürünün amacına ulaşması için gerekliyse, teknik bir sonucun alınması için gerekiyorsa, ürünün fiyatı ile kalıtesini etkiliyorsa renk marka olarak tescil edilemez. Bazen de rengin böyle bir özelliği olmamakla birlikte renk belli sektörlerde ürünlerin temel özelliklerini belirtmek için kullanılmaktadır. Bu tip renklerin de serbest kalması kamu düzeni gereği olacaktır. Çünkü örneğin temizliği temsil eden beyaz rengin bir detarjan firmasının tek eline verilmesi şüphesiz ki o firmaya diğerlerine göre haksız avantaj sağlayacaktır.
Ülkemiz uygulaması renklerin marka olarak tescili hususunda uluslar arası uygulamanın gerisindedir. Yargıtay Aygaz kararında gri rengin, İpragaz’da ise mavi rengin marka olarak tesciline, kullanım yoluyla ayırt ediciliğe ilişkin kanıtlar sunulmuş olmasına rağmen renklerin sınırlı sayıda olduğu ve tek bir kişinin tek eline bırakılamayacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak Yargıtay’ın Alvorada kararında da belirttiği gibi marka hakkı markanın kullanılması ve markaya ayırt edicilik kazandırılmasıyla iktisap edilir. Tescil bu durumda sadece açıklayıcıdır. Renkler konusunda da; mesela milka çikolatalar için mor rengi üzerinde, BP benzin istasyonları için yeşil rengi üzerinde, kırmızı ile yaptığı yoğun reklâmlarla cep telefonu operatörlüğü için Vodofone kırmızı rengi üzerinde kullanım yoluyla marka hakkını elde etmiştir, tescil sadece açıklayıcı nitelikte olacaktır.
Ülkemizde de renk markaları ABD ve AB uygulamasına paralel olarak çok spesifik bir alanla ilgili olarak önceden kullanılıp ayırt edicilik kazandırılmış olmak şartıyla renk örneği, sözsel tarifi, kimyasal formülü başvuruya eklenmek suretiyle tescil edilebilmelidir.
Makale ve web sayfasının içeriğiyle ilgili her türlü soru, görüş ve yorumlarınız için;
Av. Z. Emre Kurt      [addmail]