Türk Patent Enstitüsü Kararlarına Karşı Dava Tasarımlar

Türk Patent Enstitüsü yapılan tasarım başvurusunun yalnızca şekli anlamda bir eksikliğinin bulunup bulunmadığını inceler. Eğer bir eksiklik varsa bu eksikliğin tamamlanmasını ister. Eksiklik halinde başvuru sahibine dönülür ve belli bir sürede eksikliği tamamlanması talep edilir. Eksiklerin tamamlanmasıyla kesinlik kazanan tasarım başvurusu tasarım siciline kaydedilir ve ilgili bültende yayınlanır.
İlanı yapılmış bir tasarımla ilgili olarak gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili meslek kuruluşları gerekçelerini açıkça belirtmek ve ilgili yönetmelikte öngörülen şartları yerine getirmek koşuluyla Enstitü nezdinde 6 ay içinde itiraz edebilirler.
Enstitü ancak itiraz üzerine tasarımın yenilin ve ayırt edicilik koşullarını karşılayıp karşılamadığı yönünde inceleme yapar. Bu husus doktrinde çok eleştirilmektedir. Zira tasarımların %10’una itiraz edildiği dikkate alındığında herkesce uzun zamandan beri bilinip kullanılan bir tasarım dahi başvurulduğunda büyük ihtimalle tescil alacaktır.
Bu durum özellikle ihtisas mahkemelerinin olmadığı taşrada rakiplerine karşı alınacak bir tedbir ve yapılacak bir arama el koyma kararıyla sindirme aracı olarak kullanılmaktadır. Bunların yanında gerçekten hak etmediği bir tasarım belgesine sahip olan bir kişi tasarımın geliştiricisi hakikaten kendisiymiş gibi izlenim yaratıp müşterileri yanıltmak suretiyle haksız avantaj sağlayabilecektir ki bunun resmi bir belgeyle yapılması durumun vahametini daha da arttırmaktadır. Bu durum gerçek tasarım sahiplerinin emekleri karşılığı almış olduğu tasarım belgelerinin prestijini de düşürmektedir.
Konuya dönersek, yapılan itiraz Enstitü’nün değerlendirme kurulunca reddedilirse bu karara karşı iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemekeri’nde kurum kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü talebiyle Enstitü ve başvuru yapan kişiyi taraf göstererek dava açılabiliyor.
Tasarıma ilişkin kurum kararı ve tasarım hükümsüzlüğü davalarında bir hukukçu, bir tasarım uzmanı ve ilgili sektörden bir kişiden oluşan kurulca detaylı bir bilirkişi incelemesi yapılmaktadır.
Tasarım hükümsüzlüğü veya tasarımın tesciline ilişkin davalardaki başlıca sorun tasarımın önceden beri kullanılmakta olduğunun hukuki tabiriyle harcıâlem olduğunun ispatlanamamasıdır. İşte bu sorunu aşmak için Yargıtay, bilirkişilerin dosyadaki bilgi ve belgelerle sınırlı olarak inceleme yapacakları kuralına bir istisna getirerek dosyayı incelerken bilirkişilerin kendi kişisel bilgilerini de kullanabileceklerine çeşitli kararlarında hükmetmiştir.
Bunun sistemdeki eksiklikten ve açıktan kötü niyetli kişilerin karşı tarafın bilgi ve belge eksikliğinden faydalanmasını önlemek amacını taşıdığını düşünüyoruz. Zira gerçekten bazen tasarım yıllardan beri ilgili sektörde kullanılıyor ve herkesçe biliniyor olabilir. Tabiatıyla bunu sektörden bilirkişi de biliyor veya bilmelidir. Ancak sırf karşı taraf tasarımın harcıâlem olduğunu kanıtlayamadı diye Enstitüde inceleme yapılmaması nedeniyle mevcut olan hukuki açıktan faydalanması şüphesiz ki hakkaniyete uygun bir durum yaratmayacaktır. Bu nedenle tasarım konusunda inceleme yapan bilirkişilerin dosya muhtevatıyla sınırlı kalmayarak kendi kişisel bilgilerini de kullanmak suretiyle kanaatlerini belirtmelerinin mevcut kusurlu sistem içinde uygun olduğunu düşünüyoruz.
Web sayfası ve makaleyle ilgili her türlü soru, görüş ve yorumlarınız için;
Av. Z. Emre Kurt emrekurt@4m.com.tr